Ana içeriğe atla

KARANTİNA GÜNLÜĞÜ

K

arantina salgının dünyaya yayıldığı bir dönemde geçen, yaşamın değerini başka yönlerinden ele aldığımız bir dönem. Günümüz insanının toplumdan soyutlanmak istediği ama bir türlü fırsat bulamadığı ve artık bu imkânı elde ettiği bir yaşam. Global hale gelmiş dünyanın içinde kafeslenmiş ve ölümü bekleyen canlılar haline geldik. Bu durum belki bazılarımızı üzse de benim için gayet keyif aldığım bir dönem haline geldi.

Şu an aralık ayındayız Covid-19 salgının ortaya çıkmasının üzerinden 1 sene geçti, insanlar bu salgından dolayı ölüyor veya kalıcı yaralar ediniyor. Bazılarımız ise bu virüse yakalanmıyoruz fakat bizlerin de kalıcı yarası psikolojimizin temelinde yatıyor. Okullar kaplı, iş yerleri iflas ediyor ve yaşam artık daha da çekinilmez bir hal alıyor. Aşı çıksa bile buna karşı komplo teorileri havada uçuşuyor.

Atalarımız demiş ki: “Ne ekersen onu biçersin.” Bu sözden de anlaşıldığı üzere bizler ya dünyaya en kötü zehirli bilinci ektik ya da en sağlıklı bilinci veya 2sini birden ekmiş olabiliriz. Zehirli bilinç düşünce kabiliyetini yitiren, sadece duydukları ile yetinendir. Sağlıklı bilinç ise önce tartıp sonra fikir yürütendir. Fakat sağlıklı bilincin zehirlenmesi an meselesiyken zehirli bir bilinci sağlığına kavuşturmak uzun ve yorucu bir süreç gerektirir. Eğer tarttıktan sonra fikir yürütüp kendi çıkarını düşünürse birey, o zaman en büyük zehir olan ego aktif hale gelir ve bilinci aniden zehirler.

Ego tuzağına düşmüş bir birey aynı karantina kafesinde ölümü bekleyen canlı gibidir. Çevresindeki diğer canlıları da bu karantinaya itmekle kalmaz, onların da bilincini emebilir. Şu an bulunduğum ülkede 20 yaş altı ve 65 yaş üstü sokağa çıkma yasağı bulunuyor, bu yasak çok ilginç değil mi? 20 yaş altı zehirlenebilirken 65 yaş üstü çoktan zehirlenmiş veya sağlığına kavuşmuş kişilerdir. Burada önemli olan olay zehirlenmiş bir 65 yaş üstü bireyin mantıksızca hal ve hareketleri 20 yaş altı yani torunlarını zehirler ve o uzun süreç 20 yaş altı için başlamış olur. Diğer tarafta sağlıklı 65 yaş üstü bireyler, 20 yaş altı için sağlıklı birer örnek olup onları hayata hazırlar. Kaderciliğin ön plana çıkıyor olması ve atalarının yaptıklarının sonuçlarını aldığı bir dönem. Yeni bir çağın başlangıcı ya da insanlığın sonu…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DELİ-K

D eliğin dibinden çıkışa baktığımızda gördüğümüz ışık bakmaya devam ettiğimiz sürece ufalacaktır. Deliğin çıkışından dibine baktığımızda gördüğümüz karanlık ise bakmaya devam ettiğimiz sürece büyüyecektir. İki farklı yerde yaptığımız aynı eylemler farklı sonuçlar verebilir fakat bu durumda ışık mı ufalıyor karanlık mı büyüyor? Bu sorunun cevabını ancak ekranın büyümesi ile açıklayabiliriz. Deliğin çıkışı büyümüyor veya küçülmüyor, bizler oradan uzaklaştıkça tek büyüyen şey bizim ekranımızken küçülen şey ışığın kapladığı yerin ekranda sabit olmasıdır. Bu yüzden zamanla o ışık küçülür, oraya daha çok odaklanırız ve etraf daha çok kararır.  Deliğin dibine baktığımızda ise yumuşak bir ışık sadece kenarları aydınlatır fakat odak noktamız en diptir. Bu dip noktanın karanlığı zamanla kenarlara doğru artacaktır bu ise bakar kör durumu gibidir. Atlara takılan gözlük misali, odak noktamızdaki karanlık çevremizde ki ışığı, güzelliği görmemizi engeller.  Dipteki aydınlığa, üstteki karanlı...

DÜZEN-SİZ

H ayatımızın düzenini bizler mi oluştururuz yoksa hazır olan, kurulu bir düzenin üzerinde mi yaşarız? Çoğumuzun da farkına vardığı bir durum olan aile, bizlerin doğuştan ergenliğin son evrelerine kadar bir kalıp içersinde büyümemize sebep olan kurumdur. Bu kalıbın dışına çıktığımızda ise toplumsal baskı, yasalar ve en sonunda bireysel limit önümüz çıkıyor.     Bizlerin herzaman iyiliğini düşünen, her daim yanımızda olmak isteyen ailemiz, çoğu zaman bizlere faydası olmak yerine zararı olan tutumlar ve davranışlar sergiler. En ufak bir hatada kendilerinin düzeltmesi, yeme alışkanlıklarına müdahale, hangi alanda bilgiler edinmemiz gerektiği, sosyal ilişkiler diye giden uzun bir liste bu duruma güzel örnekler sunabilir. Bu durumu en güzel özetleyen durum bir kelebeğin oluşumudur. Eğer ki kelebek kozasından çıkarken ona yardım edersek, kanatlarına yeterince kuvvet uygulamadığı için güçlenemeyecek ve hiçbir zaman normal kelebekler gibi özgürce uçamayacaktır. Kelebek uçmaya başladıkt...