Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

DÜZEN-SİZ

H ayatımızın düzenini bizler mi oluştururuz yoksa hazır olan, kurulu bir düzenin üzerinde mi yaşarız? Çoğumuzun da farkına vardığı bir durum olan aile, bizlerin doğuştan ergenliğin son evrelerine kadar bir kalıp içersinde büyümemize sebep olan kurumdur. Bu kalıbın dışına çıktığımızda ise toplumsal baskı, yasalar ve en sonunda bireysel limit önümüz çıkıyor.     Bizlerin herzaman iyiliğini düşünen, her daim yanımızda olmak isteyen ailemiz, çoğu zaman bizlere faydası olmak yerine zararı olan tutumlar ve davranışlar sergiler. En ufak bir hatada kendilerinin düzeltmesi, yeme alışkanlıklarına müdahale, hangi alanda bilgiler edinmemiz gerektiği, sosyal ilişkiler diye giden uzun bir liste bu duruma güzel örnekler sunabilir. Bu durumu en güzel özetleyen durum bir kelebeğin oluşumudur. Eğer ki kelebek kozasından çıkarken ona yardım edersek, kanatlarına yeterince kuvvet uygulamadığı için güçlenemeyecek ve hiçbir zaman normal kelebekler gibi özgürce uçamayacaktır. Kelebek uçmaya başladıkt...

DERİNLİĞİN ANALİZİ

H ayatımızın rengarenk bir çiçek bahçesine dönüşebilmesi için yaptığımız analizin ölçütünü kaçırmamak gereklidir, çünkü aşırı gübre çiçeklerin köklerini yakıp onları kurutucaktır. Yaptığımız analizler hayatımızı beslemek için kullanığımız toprağa ne derece nüfuz ediyor ve ne sıklıkla yapıyoruz gibi aslında sorulması gereken ama önemsemediğimiz sorulardır. Analiz derinliğini sosyo-soyutsal refleks analizin önemi kadardır.     Analiz aslında azami miktarda bile hayat kurtaran bir eylemdir. Farkında olmadan aslında bütün canlılar bilinçsizde olsa analiz yaparlar. Örneğin, ay çiçeği güneşin batışını, hayvanlar renklerinden yenmemesi veya yenmesi gereken besinleri ayırt edebilir. Bu durum insanlarda ise çok karışık bir hal alır, beyinsel evrimimiz bizleri getirdiği noktada analiz vazgeçilmez bir özelliğimiz olmuş halde. Diğer canlılara oranla günlük hayatta farkında olmadan, refleks olarak yaptığımız bir çok analiz vardır; hangi ürün daha kaliteli ve ucuz, neresi birşeyler içmek iç...

BİRİKİM AYRIMI

B irikimin temeli oluşturan şeyler yapmaktan vazgeçtiğimiz şeyler mi yoksa yaptığımız şeylermidir? Büyük bir paradoksun kapısını yavaşça aralarken şunu hiçbir zaman unutmamalıyız, önemli olan birikimin temelinin ne olduğudur yoksa bir moloz yığını ile karşı karşıya kalmak büyük bir ihtimaldir. Birikimi manevi, bilgisel ve maddi olarak ayırmak mümkündür ve bu birikim birimleri bizim hayatımızın aslında temelini oluşturan şeylerdir. Öncelikle maneviyat, hayatımızın olmazsa olmazı, iyi veya kötü ve doğru veya yanlış kalıplarını oluşturmamıza sebep olan aslında bizleri ayrıma sürükleyen şeydir. Materlayist bir ideada bizler sadece insan olup evrimsel süreçte faydayı ilişkilerden ön planda tutabilirdik. Fakat duygusal yapımız bizleri duruma göre haraket etmemize vesile oluyor. Bu duruma çok basit bir örnek vericek olursak, boğulmak üzere olan 2 kişi var ve siz tek kişiyi kurtarabilirsiniz. Bu kişilerden birisi yakın bir aile bireyi diğeri ise çok başarılı bir bilim insanı. Bu durumda kaldığ...

KARANTİNA GÜNLÜĞÜ

K arantina salgının dünyaya yayıldığı bir dönemde geçen, yaşamın değerini başka yönlerinden ele aldığımız bir dönem. Günümüz insanının toplumdan soyutlanmak istediği ama bir türlü fırsat bulamadığı ve artık bu imkânı elde ettiği bir yaşam. Global hale gelmiş dünyanın içinde kafeslenmiş ve ölümü bekleyen canlılar haline geldik. Bu durum belki bazılarımızı üzse de benim için gayet keyif aldığım bir dönem haline geldi. Şu an aralık ayındayız Covid-19 salgının ortaya çıkmasının üzerinden 1 sene geçti, insanlar bu salgından dolayı ölüyor veya kalıcı yaralar ediniyor. Bazılarımız ise bu virüse yakalanmıyoruz fakat bizlerin de kalıcı yarası psikolojimizin temelinde yatıyor. Okullar kaplı, iş yerleri iflas ediyor ve yaşam artık daha da çekinilmez bir hal alıyor. Aşı çıksa bile buna karşı komplo teorileri havada uçuşuyor. Atalarımız demiş ki: “Ne ekersen onu biçersin.” Bu sözden de anlaşıldığı üzere bizler ya dünyaya en kötü zehirli bilinci ektik ya da en sağlıklı bilinci veya 2sini birden ...

KALIPLARIN OLUŞUMU

H ayatımızın çoğu kısmını düşünerek, sorgulayarak geçiririz.  Bu durum bizi sürekli suçlayacak kişiler veya olaylar bulmaya iter, halbuki bu senaryodaki tek suçlu bizizdir. Bu durumu kabullenmek ne kadar zor olursa, o kadar derin yaralar alırız ve başarısızlığın, orta seviye bir hayatı yaşamaya adapte oluruz. Kendi sınırlarımızı bilmediğimiz sürece yağtığımız her eylem bizi hatalar ile boğuşmaya sürükler.  Bu durumu şu şekilde düşünelim, bir kayığmız var ve kendisi henüz 5 ten fazla kişiyi taşıyabilecek yapıya sahip değil. Fakat biz bu geminin kaptanı olarak 10 kişi alıyoruz, sebebi ise fazla kazanç elde etmek. Biraz açıldıktan sonra tekne personeli sorun yaşamaya başlıyor ardından işler aksamaya müşteriler ise bu durumdan memnun olmuyor. Aksi bir hava durumu ise teknemizi alabora ediyor. Bu durumda ise hem teknemizden hem saygınlığımızdan oluyoruz ve bu durumu telafi etmek ise çok büyük bir zorluk oluyor.  Bu durumu hayatımıza uyarladığımızda,  hayatımıza yaşantımız...