H
ayatımızın çoğu kısmını düşünerek, sorgulayarak geçiririz. Bu durum bizi sürekli suçlayacak kişiler veya olaylar bulmaya iter, halbuki bu senaryodaki tek suçlu bizizdir. Bu durumu kabullenmek ne kadar zor olursa, o kadar derin yaralar alırız ve başarısızlığın, orta seviye bir hayatı yaşamaya adapte oluruz. Kendi sınırlarımızı bilmediğimiz sürece yağtığımız her eylem bizi hatalar ile boğuşmaya sürükler.
Bu durumu şu şekilde düşünelim, bir kayığmız var ve kendisi henüz 5 ten fazla kişiyi taşıyabilecek yapıya sahip değil. Fakat biz bu geminin kaptanı olarak 10 kişi alıyoruz, sebebi ise fazla kazanç elde etmek. Biraz açıldıktan sonra tekne personeli sorun yaşamaya başlıyor ardından işler aksamaya müşteriler ise bu durumdan memnun olmuyor. Aksi bir hava durumu ise teknemizi alabora ediyor. Bu durumda ise hem teknemizden hem saygınlığımızdan oluyoruz ve bu durumu telafi etmek ise çok büyük bir zorluk oluyor.
Bu durumu hayatımıza uyarladığımızda, hayatımıza yaşantımız, zamanımız ve zihnimizin kaldırabileceğinden fazla kişi aldığımızda aynı yaşantımız -alışkanlıklar veya rutinler- bu durumla baş edemiyor ve müşteriler yani yeni tanıştığımız kişiler şikayet etmeye başlıyor. Aksi bir olay veya durum ise bu insanlarla olan iletişimizde aksamaya veya yanlış bir sohbete bizi itiyor ve onlarla tartışmamıza sebep oluyor. Bu durum hem bizim mental sağlığımızı hem fiziksel gücümüzü bitiriyor.
Eğer bir kaptan olarak gemiye 5 kişi almış olsaydık, hem personel bu durumda sorun yaşamazdı, hem aksi durumda teknemiz alabora olmazdı; olsa bile yeterli kurtarma ekipmanı ile durumu toparlar ve saygınlığımızı yitirmezdik. Aynı şekilde, sınırını bilen bir birey hayatına alacağı kişilerin sınırını veya yerini bilseydi karşısındaki insanlarla olan iletişimi daha sağlıklı olur ve onlarla aksi bir durumda dahi iletişimde sorun yaşamazdı.
Bu hatayı yapan insanlar genel olarak hatayı karşısındaki insanın davranışların da, kötülemelerinde bulmaya çalışır. O şöyle dedi, bu bunu, yaptı onlar zaten beni sevmiyordu veya beni önemsemiyordu algısına kapılır. Fakat durum gayet açıktır, kendi teknenin kaptanı olarak hayatına onları almayı sen seçtin ve yeterli zamanın enerjin olmadığını bilerek yaptın. Bu yüzden önce iğneyi kendine batırmalısın.
Sonuç olarak kalıbımızın şeklini reddetmeden alabileceğinden fazlasını koyarsak, sonucunda elbet taşacaktır ve kendinizi bir cam kap yerine volkan olarak görürseniz, bu patlamadan sağ çıkacak bir mental sağlığın tedavisi uzun sürecektir.
Durumun diğer bir yüzü ise sizi kurtaracak olan kısımdır. Karşızdaki kişi eğer bu hayatayı yapıyorsa onu uyarabilir veya kendiniz bu durumda hasar alamamak için küçük adımlarla volkan patlamadan önce bu KAPTANDAN uzaklaşınız.
Yorumlar
Yorum Gönder